İçerik Resmi

Sarıkamış: Soğuk Değil, İhmal Öldürdü


favorite 0 visibility 16 bookmark 0


   Sarıkamış denildiğinde akla önce kar gelir. Ardından dondurucu soğuk, tipi ve beyaz bir sessizlik… 
    Oysa Sarıkamış’ta asıl öldüren şey soğuk değildi. Asıl öldüren; hesapsızlık, acelecilik ve “olur” denilen ihmallerdi.
    Takvimler 1914’ü gösterdiğinde, Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’nın en çetin günlerine hazırlanıyordu. Doğu Cephesi’nde Ruslara karşı yapılacak Sarıkamış Harekâtı, kâğıt üzerinde büyük bir başarı vaadi taşıyordu. Ancak haritalar, masalarda kolay çizilir; dağlar ise sahada konuşur. Allahuekber Dağları, askerî planlardan habersizdi ama kışı çok iyi biliyordu.
    Cepheye sürülen on binlerce Mehmetçik, yazlık kaputlarla, çarığı yırtık hâlde, aç ve yorgun bir şekilde dağları aşmaya zorlandı. Mermi atmadan şehit olan askerlerin hikâyesi, bir destan kadar hüzünlü, bir ders kadar ağırdır. Çünkü Sarıkamış’ta kurşun değil, donarak ölüm vardı. Düşmanla değil, ihmalle savaş vardı.
    Bugün Sarıkamış’ı konuşurken çoğu zaman hamasi cümlelere sığınıyoruz. Oysa Sarıkamış, sadece “şehadet” kelimesiyle geçiştirilecek bir hadise değildir. Bu topraklar, akılla yönetilmediğinde cesaretin tek başına yetmediğini acı bir bedelle öğrenmiştir. Vatan sevgisi, askerini soğuğa teslim etmek değil; onu koruyacak şartları hazırlamaktır.
   Sarıkamış, yönetenlerin sorumluluğunu hatırlatan bir aynadır. Karar alanların, aldıkları kararların bedelini kimin ödeyeceğini düşünmesi gerektiğini haykırır. Çünkü orada ölenler, yanlış bir hesap yüzünden susturulmuş genç hayatlardı. Analardı geride kalan, yetim çocuklardı, yarım kalan dualardı.
Her yıl yapılan anma yürüyüşleri elbette kıymetlidir. Ancak asıl anma, ders çıkarmakla olur. Sarıkamış’tan ders almayan bir millet, aynı hataları farklı zamanlarda tekrar eder. Bugün de “olmaz” denmesi gereken yerlere “bir şey olmaz” deniyorsa, Sarıkamış hâlâ anlatılamamış demektir.
    Sarıkamış, beyaz örtü altında kalmış bir facia değil; hafızamızın en karanlık sayfalarından biridir. O sayfayı her açtığımızda, yalnızca şehitleri değil, sorumluluğu da hatırlamak zorundayız. Çünkü bu millet, acılarını unutarak değil; onlardan ders alarak büyür.

Önerilen Yazılar

Article Image

Demir Dağ eridi mi?


favorite 0 visibility 10 bookmark
Article Image

Piri Reis'in Kayıp Kitabı Bir Şifre mi?


favorite 1 visibility 48 bookmark
Article Image

Atatürk, Fâtih'i Anlatıyor


favorite 0 visibility 3 bookmark
Article Image

Lidya'nın Altın Çağının Sırrı: İlk Sikke


favorite 0 visibility 29 bookmark

Yorumlar