İçerik Resmi

MELODRAMİK HASBİHAL


favorite 0 visibility 21 bookmark 0


 

İnsanoğlunun en büyük korkularındandır birikmiş birkaç dertle baş etmeye çalışmak. Oysa ki sanat dertten doğar ve bir zamanlar insanlığın tek değilse de en büyük derdi ölümdü sanki. Son baştan belliydi neticede ve belki sırf bu yüzden olmuştu; Cahit Sıtkı Tarancı, koca bir ülkeye nam salmış ölüm şairi. Yine dertten doğmuştu Ali Tekintüre ezgileri. Toplum hor görürken Müslüm Gürses dinleyen gençleri, onlar öngördü bugünleri. Şimdi tüm gözler arar oldu, jiletli Gülhane konserlerine dur diyenleri. Sahi, hâlâ kaldı mı günümüzün bozuk düzenine dur diyebilecek biri? Oysa ne haklıydı 80’li yılların, kendi tabirleriyle “etiketçi” gençleri: “Olmasaydı dertleri, söyler miydi Ferdi abileri?” 


Hadi biraz da günümüze dönelim. Dönelim ki dile gelsin kaçılan günümüz dertleri. Lâkin sormadan geçemeyeceğim: O vakitler soruldu mu başkaldıran o gençlerin dertleri? Yoksa tıpkı bugün olduğu gibi örtbas mı edildi üzerleri? Gönlüm rahat soruyorum tüm bu soruları. Velhasılıkelam, ezber ettik kaileyi bozmayan o istisnaları. Oyunmuş bu zamanda suça sürükleyen tüm çocukları. Oysa ne oyunlar oynamıştı zamanın bir yerinde 90’lı yılların milenyum çocukları. Yoktu okulda silah, dilde “akran zorbalığı”. Bugünkü kadar değilse de vardı söz hakkımız; elbet kaldırabilirsek usulünce havaya elleri. Misal ben, öğrendim sanardım hayatı; elim havada bitmişse hayat bilgisi dersleri. E tabii hayat öyle çok da hayal ettiğimiz gibi değildi. Bir gün geldi ve unutturdu bize tüm ezberleri. Fakat hâlâ biliyoruz ki evidir bir insanın ilk öğretim yeri. 

Önerilen Yazılar

Article Image

Serzeniş...


favorite 0 visibility 2 bookmark
Article Image

TUT (MA) ZAMANI


favorite 6 visibility 19 bookmark
Article Image

Gece düşe Gündüz kalka


favorite 0 visibility 4 bookmark
Article Image

İÇ SESİMDEN CÜMLELER 2


favorite 0 visibility 0 bookmark

Yorumlar