Üniversite eğitimi Tarih Bölümü olan biri olarak söylüyorum; bunlar benim analiz ettiğim ve fark ettiklerimdir:
Eğer bugün Atatürk düşmanlarının sayısı artıyorsa, aynı şekilde Osmanlı düşmanlarının da arttığını görüyorsak, bu durum tarihçilerin topluma karşı vicdani ve entelektüel sorumluluklarını yeterince yerine getiremediklerini gösterir.
Çünkü tarih, toplumu birleştirmesi gereken bir alandır; ayrıştırması değil. Geçmiş, ideolojik kavgaların malzemesi hâline getirildiğinde, insanlar ya körü körüne yüceltmeye ya da tamamen reddetmeye yönelir. Bugün tam olarak yaşanan da budur. Bu ise sağlıklı bir tarih bilincinin oluşmadığını açıkça ortaya koyar.
Tarihçilerin görevi yalnızca akademik makaleler yazmak değildir. Aynı zamanda toplumu doğru bilgilendirmek, yanlışları düzeltmek ve karmaşık konuları sade bir dille anlatmaktır. Ancak bugün akademik bilginin büyük bir kısmı dar çevrelerde kalmakta, halk ile yeterli bağ kurulamamaktadır. Bu kopukluk, yanlış bilgilerin hızla yayılmasına zemin hazırlamaktadır.
Daha da önemlisi, bazı akademisyenlerin bu tabloya rağmen sessiz kalmayı tercih etmesidir. Oysa bu sessizlik tarafsızlık değildir; sorumluluktan kaçıştır. Yanlış bilgi karşısında susan bir tarihçi, o yanlışın yayılmasına dolaylı olarak katkı sağlar.
Ayrıca akademik çevrelerde zaman zaman görülen kibirli yaklaşım da bu sorunu derinleştirmektedir. Farklı görüşleri küçümseyen, bağımsız araştırmacıları ciddiye almayan bir anlayış, bilimi geliştirmez; aksine toplumla arasına duvar örer. Oysa gerçek bilim insanı, bilgiyi paylaşan ve her kesime ulaştırabilen kişidir.
Sonuç olarak, bugün hem Atatürk’e hem de Osmanlı’ya yönelik aşırı ve yüzeysel yaklaşımların artması tesadüf değildir. Bu durum, çoğu tarihçinin sadece bilgi üretmekle yetinip toplumsal sorumluluklarını ikinci plana attığını göstermektedir. Eğer bu anlayış değişmezse, toplum tarih üzerinden ayrışmaya devam edecektir.
Elbette ki işini hakkıyla yapan çok değerli tarihçiler de vardır ve onları tenzih etmek zorundayız.
Ve açıkça ifade etmek gerekir ki: Tarihçi olmak, sadece bilmek değil; bildiğini toplum için sorumlulukla kullanabilmektir.
Yorumlar