Bugün sizler için, müzik dünyasına yeni adım atmış ve özgün tarzlarıyla dikkat çeken Sergüzeşt Grubu ile bir araya geldik. Röportajımızı, grubun üyeleri Efe Eyüboğlu, Yusuf Yavuz Karacan ve Can Altunbaş ile gerçekleştirdik. Henüz yolun başında olmalarına rağmen, kendi hikayelerini ve müzik evrenlerini oluşturmak için büyük bir heyecanla çalışıyorlar. Bu röportajda hem müzik yolculuklarını hem de yaratım süreçlerini ve planlarını konuştuk.
Karaca Erden: Öncelikle sizi biraz daha yakından tanımak isteriz. Grup üyeleri kimlerdir, kaç yaşındasınız ve grupta kim hangi görevi üstleniyor?
Can Altunbaş: Hepimiz üniversitede tanıştık. Ortak müzik zevklerimiz ve müziğe olan ilgimiz bizi bir araya getirdi. Ben grubun hikâye kısmıyla ilgileniyorum ve grubun bas gitaristiyim. 21 yaşındayım.
Efe Eyüboğlu: Ben söz yazarıyım, bazı şarkılarımızın bestecisi ve aynı zamanda vokalistiyim. Şarkıların akustik ve klasik gitarlarını çalıyorum. Ayrıca grubun hikâyesinin yazımında da görevliyim. Kısaca kendimi grubun yazarı olarak nitelendiriyorum. Trabzonluyum, 22 yaşındayım.
Yusuf Yavuz Karacan : Ben grubun klavyecisiyim ve müzikal kısmıyla ilgileniyorum. 9 Eylül Üniversitesi'nde makine mühendisliği okuyorum. Grubun müziksel bestecilik kısmında daha aktifim, şarkılarda sözüm geçiyor. 22 yaşındayım.
Karaca Erden: Grup üyeleri müzik dışında neler yapıyor? Eğitim veya farklı meslekleriniz var mı?
Yusuf Yavuz Karacan: Müziğin dışında okul ile ilgileniyorum. Makine mühendisliği okuyorum ve otomobillere büyük bir ilgim var.
Efe Eyüboğlu: Müzik dışında yazarlık yapıyorum. 9 Eylül Üniversitesi'nde kamu yönetimi okuyorum.
Can Altunbaş: 21 yaşındayım, turizm öğrencisiyim ve müzik dışında çok fazla ilgim yok; müzik hayatımın merkezinde.
Karaca Erden: Grubunuzun adı oldukça dikkat çekici. “Sergüzeşt” ismini seçmenizin özel bir hikâyesi var mı?
Efe Eyüboğlu: Sergüzeşt ismini seçmemizde önemli olan, ismin kendisinden çok ne anlatmak istediğimizdi. Albümümüzdeki karakterler ve hikâyeler, çoklu kişilik bozukluğu yaşayan bir karakterin dönüşümünü anlatıyor. Bu duygu yüklü serüveni en iyi ifade edecek isim olarak “Sergüzeşt”i seçtik.
Yusuf Yavuz Karacan: Biz uzun süre isim aradık. Sonunda bir film ve oyunda bu kelimeyi gördüm; anlamını da orada öğrendim. “İşte bizim yaptığımız iş de bu” dedim ve grubumuz kabul etti.
Karaca Erden: Sergüzeşt grubunun müzikal tarzını nasıl tanımlarsınız? Kliplerinizde sık sık siyah-beyaz bir estetik görüyoruz. Bunun özel bir nedeni var mı?
Efe Eyüboğlu: Siyah-beyaz temayı özellikle melankolik ve geçmiş temalı kliplerimiz için seçtik. Bu iki renk, anıların ve duyguların kopuşunu en iyi yansıtabilecek renkler.
Yusuf Yavuz Karacan: Albümümüzde bir kişilikten diğerine geçiş var; her kişiliğin müzikle uyumlu özellikleri bulunuyor. Ses, arka fon müziği ve armonilerle hikâyeyi desteklemeye çalışıyoruz.
Efe Eyüboğlu: Kendimizi belli bir türe ait hissetmiyoruz. Bir film yönetmeni gibi, hikâyeye göre farklı müzik türlerini kullanıyoruz. Türümüz aslında hikâyeyi sese çevirmek.
Karaca Erden: Sergüzeşt grubu nasıl kuruldu?
Efe Eyüboğlu: Ben 6-7 yıldır müzikle ilgileniyordum. Üniversitede tesadüflerle Can ve Yavuz ile tanıştım. Kimyamız çok uyumlu çıktı ve bu hem dostluk hem de müzik grubunu oluşturdu. Aynı evde yaşamaya bile başladık.
Karaca Erden: Kliplerdeki kıyafet ve stiliniz sadece klipler için mi yoksa günlük hayatta da var mı?
Efe Eyüboğlu: Sadece klipler için. Gündelik hayatımızda bu kostümleri giymiyoruz. Kostümler, sahnedeki karakterlere ve 90’lar temalı albüm hikayesine uygun olarak seçiliyor.
Can Altunbaş: Kliplerde her şeyi normal hayatımıza göre değil, hikâyeye göre kurguluyoruz.
Karaca Erden: İlerleyen dönemde dinleyicileriniz için neler planlıyorsunuz?
Efe Eyüboğlu: Son çalışmalarımızdan sonra bir single çıkarmayı düşünüyoruz. Ardından 11 şarkılık albüm çıkaracağız. Bu albüm konsept üzerinden ilerleyecek ve hikâyesini direkt hikâye kitabı olarak internet sitemizde yayınlayacağız; ileride bir kitapçık hâline getirmeyi de planlıyoruz.
Yusuf Yavuz Karacan: Albüm ve “Sergüzeşt” evreninin yoğun olarak yer alacağı bir internet sitesi tasarlıyoruz. Planlarımızda sonraki albümler de konsept odaklı ve tür sınırı olmadan gelişecek.
Karaca Erden: Yayınladığınız parçalar nasıl ortaya çıktı?
Efe Eyüboğlu: Yaratım sürecinde kurguladığım hikâyenin hislerine bağlı kalarak şarkıları ortaya çıkarıyorum.
Yusuf Yavuz Karacan: Efe yazdığı sözleri bize gösteriyor, Can ve ben yorumluyoruz. Beğenirsek üzerinde değişiklikler yapıyoruz. Bazen de bir melodi getiriyorum ve ona uygun sözler yazıyoruz.
Karaca Erden: Müziğe ilk adım attığınızda sizi en çok kim destekledi?
Yusuf Yavuz Karacan: En büyük destekçimiz ailemiz oldu. Ancak en önemli destek birbirimize olan bağlılığımız ve dostluğumuz. Kalıcılık değil, ortaya koyduğumuz işin kalitesi bizim için önemli.
Efe Eyüboğlu: Sadakatimiz ve bağlılığımız bizi bir arada tuttu.
Karaca Erden: Müzik yolculuğunuzda olumsuz eleştirilerle karşılaştınız mı?
Efe Eyüboğlu: Henüz çok yeni olduğumuz için ciddi bir linç yaşamadık; ara sıra olmuştur ama çok etkilenmedik.
Karaca Erden: Sergüzeşt grubuna göre müzik nedir?
Efe Eyüboğlu: Müzik, diğer sanat dallarına göre daha bağlayıcı. Hislerimizi ve duyguları en iyi yansıtan sanat dalı.
Karaca Erden: Müziğe ilgi duyduğunuzu ve “Ben bunu yapabilirim” dediğiniz an ne zamandı?
Yusuf Yavuz Karacan: Küçük yaşlardan beri müziğe ilgim vardı. Lise döneminde enstrüman çalmaya başladım. Efe ve Can ile tanıştıktan sonra bu serüven devam etti.
Can Altunbaş: Farklı enstrümanlarla ilgilendim, bas gitar çalmaya başladım ve grup ile bu ilgimi geliştirdim.
Efe Eyüboğlu: Albümümüze adını veren “Bir Hayalperestin Potresi” şarkısını yazdığımda “Ben bunu yapabilirim” dedim. Aile ve çevremden aldığım olumlu yorumlar da motivasyon sağladı.
Karaca Erden: Müziğinizi en çok etkileyen sanatçılar kimler?
Efe Eyüboğlu: Anathema, Nick Cave ve Türk sanatçı olarak Fikret Kızılok.
Can Altunbaş: Radiohead ve Cem Karaca.
Yusuf Yavuz Karacan: Zeki Müren; yabancı olarak Metallica. Çok farklı müzikler dinliyorum ve hiçbirine bağlı kalmıyorum.
Karaca Erden: Dinleyiciler müziğinizde hangi duyguları bulsun istiyor?
Can Altunbaş: “Bizim dinleyicilerimizden böyle bir istediğimiz yok.” Parçalarımızı dinleyiciye bırakıyoruz. Onlar ne hissederse, şarkının yansıttığı da odur.
Efe Eyüboğlu: Amacımız, insanların dinlediklerinde hissettikleri duygular; üzüntüden mutluluk, mutluluktan hüzün bulabilirler. Kısaca insanlığı anlatıyoruz.
Karaca Erden: Sergüzeşt grubunu 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz?
Efe Eyüboğlu: Amacımız, elimizdeki albümleri tamamlamak ve her gün başımızı yastığa koyduğumuzda “Güzel bir iş başardık” diyebilmek.
Karaca Erden: Müziğe başlamak isteyen gençlere ne söylemek istersiniz?
Yusuf Yavuz Karacan: Biz de genciz, tavsiye verecek yaşta değiliz. Ama bir iş yapmaya karar verdiğinizde inancınızı kaybetmemek çok önemli.
Karaca Erden: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Yusuf Yavuz Karacan: Belirli bir sanatta ilerlemek isteyenler, o sanattan bağımsız, her sanat dalını bilmeliler.
Efe Eyüboğlu: Yavuz’a katılıyorum; bir konu hakkında ilerlemek istiyorsanız o konunun bütün dallarını araştırmak ve öğrenmek çok değerli.
Karaca Erden: Şu anda müzik yapmasaydınız ne ile ilgileniyor olurdunuz?
Yusuf Yavuz Karacan: Büyük ihtimalle otomobillerle ilgilenirdim; yarış veya tasarım alanında ilerlerdim.
Efe Eyüboğlu: Müziksiz bir hayatı hayal edemiyorum; yazarlık yapardım muhtemelen.
Değerli okurlarımız, Sergüzeşt Grubu henüz yolun başında olsa da, özgün hikâye ve müzik anlayışlarıyla fark yaratmaya hazırlanıyorlar. Bu röportaj sayesinde hem grubun vizyonunu hem de müzik yolculuğunu tanıma fırsatı bulduk. Siz de onları takip ederek destek olabilir, müziklerini dinleyebilir ve bu genç grubun gelişim sürecine tanıklık edebilirsiniz.
Yorumlar